Menu
Menu

Sabir Dagi

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt, oykulerinde koy yasaminin sertligi, yoksulluk, cahillik, taassup, batil inanc, somuru gibi sorunlari ele alarak koylunun maddi ve manevi dunyasini toplumsalci ve gercekci bir bakistan isliyor. Gozlemlerden, canli tanikliklardan yola cikan yazar, gunluk konusma dilini oykuye tasiyarak zaman zaman mizahi bir dil kullaniyor; burokrasinin carklari arasinda sikisan ama icinde de bir umudu barindiran "siradan insani", yasadigi yerin atmosferiyle birlikte carpici bir bicimde betimliyor.Fakir Baykurt'un yasarken yayinlamadigi ama kitap haline getirdigi On Binlerce Kagni'nin bir devami sayilabilecek Sabir Dagi'ni ilk kez okurla bulusturuyoruz:"Kizlar ekin arasina ot yolmaya gitti. Oglanlar coyur kesip gelecek. Eski bagin citi yenilenecek. Yalniz Emine'yi degil, oglu Ali'yi de begeniyor. Bir kadinin kocasi iyi olursa, gozleri boyle isir. Derisinden yasam fiskirir. Ali'yi kucuklugunden beri gozledi. En korktugu, cocuklarinin yoksulluk yuzunden yeterince elcin olmayip cok kendimci o
Be the first to review this book.
No citations were found for this book.